49,7810$%0,07
55,5993€%-0,04
66,4650£%0,10
6.442,54%0,26
4.022,57%0,14
%
18:04
MUHAMMED KARABACAK- Suriye‘deki savaş nedeniyle evlerini geride bırakarak Türkiye‘ye sığınan ve mozaik ile doğal taş sanatını dünyaya tanıtan Barini ailesi, yıllar süren gurbetin ardından memleketlerine dönerek yeniden kurdukları atölyelerinde sanatlarını gelecek nesillere aktarmak için çalışıyor.
Suriye‘nin Ayn Terma beldesinden 50 yıllık mozaik ustası Muhammed Barini, savaşın başlamasıyla birlikte 4 fabrikasını geride bırakarak ailesiyle Türkiye‘ye sığınmak zorunda kaldı.
Mardin’de sanatlarını yeniden yaşatmaya başlayan aile, ürettikleri doğal taş mozaiklerini Türkiye‘nin dört bir yanına ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeye ulaştırmayı başardı.
Suriye‘de rejimin devrilmesinin ardından büyük bir özlemle memleketlerine dönen Barini ailesi, 50 yıllık emekle kurdukları 4 fabrikanın bombardımanlarda tamamen yıkıldığını gördüler.
Yıkıma rağmen mesleklerinden vazgeçmeyen aile, sıfırdan kurdukları orta ölçekli atölyede onlarca farklı mozaik tablo üreterek savaşın izlerini sanatla silmeye çalışıyor.
Türkiye‘de geçirdikleri yıllar boyunca güzel bir yaşam sürdüklerini ve önemli projelere imza attıklarını belirten aile üyeleri, kendilerine ve sanatlarına gösterilen ilgi, misafirperverlik ve destekten dolayı Türk halkına ve hükümetine teşekkür etti.
Yerli ve yabancı mermerleri işleyerek yüzlerce eser ortaya koyan 85 yaşındaki mozaik ustası Muhammed Barini, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte Türkiye ve ABD’de uzun yıllar çalıştığını anlattı.
Suriye‘deki değişimin ardından “Memleketimize dönmeliyiz, bu meslek ve zanaat yeniden topraklarımızda hayat bulmalı.” düşüncesiyle ülkesine döndüğünü belirten Barini, savaşın bıraktığı izleri silmek için her şeye yeniden başladıklarını söyledi.
“Atölyemizi eskisinden daha iyi bir hale getireceğiz”
Suriye‘ye döndüğünde atölyelerinden geriye hiçbir şey kalmadığını ve Ayn Terma Vadisi’nde kiraladığı yeni bir mekanda üretime yeniden başladığını anlatan deneyimli usta, şunları söyledi:
“Burası tamamen yıkılmıştı, elimizde hiçbir şey kalmamıştı. Şimdi yeni atölyemizde yeniden çalışmaya ve burayı onarmaya başladık. Atölyemizi eskisinden daha iyi bir hale getireceğiz.”
Mesleğe başladığı 50 yıl öncesiyle bugünün çalışma koşullarını karşılaştıran Barini, “İlk yıllarda her şeyi kısıtlı imkanlarla, el emeğiyle yapardık. Günümüzde ise yapıştırıcılar, modern taşlama sistemleri ve su jeti gibi teknolojiler sayesinde üretim süreci çok daha hızlı ilerliyor.” diye konuştu.
“Mermere dokunurken kendimi mutlu hissediyorum”
Sanatına duyduğu sevgiyi “Mermere dokunurken kendimi mutlu hissediyorum.” sözleriyle dile getiren Barini, işinden uzak kaldığında kendisini fiziksel olarak da kötü hissettiğini belirterek, ilerleyen yaşına rağmen gücü yettiği sürece üretmeye devam edeceğini söyledi.
Barini, “Çalışırken çok mutlu oluyorum, işimden uzak kaldığımda ise bu mutluluğu hissedemiyorum. Çalışmadığım zaman kendimi hasta hissediyorum. Allah’a hamdolsun, gücüm yettiği, nefes aldığım sürece mesleğimi sürdürmeye devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.
“Savaş bizi evlerimizden göç ettirdi ama Suriye asla içimizden çıkmadı”
Şam’da 10 yaşındayken babasının yanında mermer ve mozaik sanatını öğrenmeye başlayan Basil Barini de savaşın yol açtığı yıkıma rağmen ailesinden miras kalan zanaatı yaşatma mücadelesini ve çocukluk yıllarından uluslararası projelere uzanan hikayesini anlattı.
Savaş öncesinde Suriye’de yaygın ve köklü bir geçmişe sahip olan bu mesleğin içinde büyüdüğünü belirten Barini, çatışmaların başlamasıyla ülkesinden ayrılmak zorunda kaldığını vurguladı.
Ailesinin Türkiye’ye sığındığını, kendisinin ise bir süre Rusya’da yaşadıktan sonra Türkiye’de yakınlarıyla yeniden bir araya geldiğini aktaran Barini, burada hem yurt içinde hem de uluslararası alanda önemli projeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.
İzmir’deki hipodrom projesinde çalıştıklarını, ayrıca Türkiye’de faaliyet gösteren ABD ve Kanada menşeli büyük şirketler için eserler ürettiklerini anlatan Barini, Türk halkının beğenilerine uygun özel tasarımlar da hazırladıklarını kaydetti.
Türkiye’de geçirdiği yıllarda Türkçe öğrendiğini ve Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı bulduğunu dile getiren Barini, Atatürk portrelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda özel mozaik tablo hazırladıklarını ve çalışmalarının büyük beğeni topladığını belirtti.
Türk ve Suriye halkları arasındaki kültürel yakınlığa dikkati çeken Barini, savaşın tüm zorluklarına rağmen ülkelerine dönme umutlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Savaş bizi evlerimizden göç ettirdi ama Suriye asla içimizden çıkmadı. Her zaman kalbimizde kaldı. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin memleketimize dönmenin hayalini kurduk. Burası bizim vatanımız ve ne olursa olsun buraya geri dönecektik.”
Mozaik sanatını yalnızca geçim kaynağı olarak görmediklerini belirten Barini, eserleriyle toplumsal acıları ve tarihi olayları da gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını dile getirdi.
Barini, Kudüs ve Filistin meselesinden Suriye’deki devrim sürecine, göçmenleri taşıyan teknelerden mülteci çocukların yaşadıklarına kadar birçok konuyu mozaik tablolarına işlediklerini anlattı.
“Türk ustalarla çalışmaktan ve bu sanatı öğretmekten büyük mutluluk duyuyorum”
Türkiye’de geçirdikleri yıllar boyunca güzel bir yaşam sürdüklerini ve önemli projelere imza attıklarını belirten Basil Barini, kendilerine ve sanatlarına gösterilen misafirperverlik ve destekten dolayı Türk halkına ve hükümetine teşekkür etti.
Türk meslektaşlarıyla uyum içinde çalıştıklarını dile getiren Barini, “Türk ustalarla birlikte çalışmaktan ve Şam Müzesi’nde bu sanatı öğretmekten büyük mutluluk duyuyorum. Mesleğimiz, Türk ve Suriye halkları arasında güçlü ve kalıcı dostlukların kurulmasına vesile oldu.” dedi.
Mozaik sanatının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkati çeken Barini, hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“En büyük amacımız, bu zanaatın hem Türkiye’de hem Suriye’de gelişmesini sağlamak, genç zanaatkarlara yeni iş imkanları oluşturmak ve iki ülkenin ekonomisine katkıda bulunmak.”
1
Bolu’da otoyolda sağanakta şarampole yuvarlanan araçtaki 2 kişi yara almadı
20406 kez okundu
2
Sedat Peker’le fotoğrafı gündem olmuştu! Üşümezsoy’dan dikkat çeken sözler
1287 kez okundu
3
Bakanlık yetkilisi Çakal, TAGEM’in gen kaynaklarını 49 enstitüyle koruduğunu söyledi
963 kez okundu
4
Buzlar eriyince Ötzi gibi kalıntılar ortaya çıkıyor, kurtarmak için kısa süre var
911 kez okundu
5
Isparta Sütçüler’deki Yazılı Kanyon’da mahsur 13 kişiden 3’ü kurtarıldı, 1 kişi öldü
809 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.