49,5608$%0,06
55,6903€%0,20
66,3147£%0,54
6.570,65%-0,38
4.118,41%-0,55
%
05:39
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Washington yönetiminin Suudi Arabistan’a lojistik destek sağladığını ancak Yemen’deki Husilere karşı ABD’nin kara birlikleriyle müdahalesinin “anlamsız göründüğünü” söyledi.
Tom Barrack, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda yaptığı konuşmada, ABD’nin Ortadoğu’daki geçmiş askeri müdahalelerinin sonuçlarını sorguladı.
Bölge ülkelerinin sorunlarını çözmek için Washington’a güvenmek yerine bölgesel ittifaklar kurması gerektiğini belirten Barrack, ABD’nin Ortadoğu’daki rolünü yeniden tanımladığını ifade etti.
Washington’un doğrudan kontrol ve müdahaleden uzaklaşarak bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamalarına destek vermeye yöneldiğini kaydeden Barrack, ABD’nin bölgedeki ortaklarını terk etmediğini ancak Washington’dan her çatışmayı çözmesinin beklenemeyeceğini vurguladı.
Yemen konusunda Husilere karşı askeri müdahalenin etkinliğini sorgulayan Barrack, “Yemen’e ABD’nin kara müdahalesi anlamsız görünüyor.” diye konuştu.
Suudi Arabistan, Husiler ve bölgesel arabulucuların katılacağı müzakerelerin daha iyi bir alternatif sunduğunu dile getiren Barrack, siyasal krizlerin çözümünde diplomatik girişimlerin ve diyaloğun önemini vurguladı.
Barrack, Washington ile Tahran arasındaki gerilim devam ederken ABD’nin İran’la barışçıl bir anlaşmaya varmak istediğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’la müzakereye açık olduğunu aktaran Barrack, Washington’un askeri gerilimi tırmandırmak yerine diplomatik çözüm aradığını söyledi.
Katar, Umman, Pakistan ve İsviçre’nin arabuluculuk çabalarına işaret eden Barrack, Washington ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki güven eksikliğinin önemli bir engel olmaya devam ettiğini vurguladı.
Barrack, İslamabad mutabakatının değiştirilmiş bir versiyonunun yeniden müzakereler için temel oluşturabileceğini belirterek ateşkes, deniz ulaşım yollarının yeniden açılması ve İranlılar üzerindeki ekonomik baskının hafifletilmesi gibi konulara değindi.
Büyükelçi Barrack, Ortadoğu’yu 3 bin yıldır kendini arayan bölge şeklinde nitelendirerek, “Buraya yüzlerce peygamber geldi. Onlardan hiçbirisi bu meseleyi çözemedi. Bizim bu sorunları birkaç yıl içinde çözmemiz pek olası değil.” ifadelerini kullandı.
İran’ın siyasi geleceğine dışarıdan dayatılan bir rejim değişikliğiyle değil, İran halkının kendi iradesiyle karar vermesi gerektiğini vurgulayan Barrack, ABD’nin geçmişteki rejim değişikliği girişimlerinin sonuçlarını eleştirdi.
ABD’nin daha geniş Ortadoğu bölgesinde 23 rejim değişikliği girişiminde yer aldığını belirten Barrack, “Her müdahale etmeye, kişiyi veya rejimi değiştirmeye çalıştığımızda bunun bir hata olduğu görülüyor.” dedi.
ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın hata olup olmadığı sorusuna Barrack, “Bunun bir hata olup olmadığını bilmiyorum.” yanıtını verdi.
Barrack, Trump yönetiminin 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyonları başlatırken ilk amacının rejim değişikliği değil, Washington’ın yakın bir nükleer tehdit olarak değerlendirdiği durumu önlemek olduğunu söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşının Ortadoğu’da ve ötesinde istenmeyen sonuçlara yol açtığını belirten Barrack, yönetimin savaşın devam etmesini istemediğini ifade etti ve ortaya çıkan durumu “korkunç” olarak nitelendirdi.
Mevcut durumun siyasi bir söylemden ibaret olduğunu belirten Barrack, “İsrail, Türkiye‘yle gerçekten çatışmaya girmeyecek kadar akıllı. Türkiye de bu tehditler karşısında geri adım atmayacak kadar akıllı. Bu, siyasetten ibaret. Türkiye ile İsrail, 2000’li yılların başında bir balayı dönemi yaşadı. Ticaret dengesi iyiydi, ilişkileri sorunsuzdu ve Türkiye’deki Yahudi nüfusu herhangi bir sorun teşkil etmiyordu.” diye konuştu.
Bölgede asıl korkutan unsurun istenmeyen olayların yaşanma ihtimali olduğuna işaret eden Barrack Türk F-16 uçaklarının Suriye sınırını ihlal ettiği için 24 Kasım 2015’te düşürdüğü Su-24 tipi Rus savaş uçağını hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Türkiye’den 35 kilometre uzaklıktaki bir hava üssüne İsrail tarafından bir müdahalede bulunuldu. İletişim kesintiye uğradı ve aksaklıklar yaşandı. Bu nedenle Türkiye’ye İsrail uçaklarının geleceği bildirilmedi. Bize de İsrail uçaklarının geleceği bildirilmedi. Bu olay, daha önce yaşadığımız Rusya kaynaklı bir olaya benzer bir duruma dönüşebilirdi. Türkiye çok hızlı bir şekilde savaş uçaklarını havalandırabilirdi ve bir anda kendimizi bambaşka bir krizin içinde bulabilirdik.”
İlgili Haberler
İsrail’den Türkiye’ye karşı yeni plan! Yunanistan detayı dikkat çekti
İsrailli bakandan Türk donanması itirafı: Çok, çok büyük
1
Bolu’da otoyolda sağanakta şarampole yuvarlanan araçtaki 2 kişi yara almadı
9339 kez okundu
2
Isparta Sütçüler’deki Yazılı Kanyon’da mahsur 13 kişiden 3’ü kurtarıldı, 1 kişi öldü
799 kez okundu
3
Isparta’da kanyonda mahsur kalan 14 İHH gönüllüsünden biri öldü! 13 kişi için zamanla yarış
706 kez okundu
4
10 ülkeden yaklaşık 3 bin sporcunun katıldığı Gelibolu Maratonu sona erdi
689 kez okundu
5
Zonguldak’ta su taşkını nedeniyle jandarma kamyon dışındaki araçları durdurdu
642 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.