49,5964$%0,08
55,7140€%-0,04
66,4402£%0,14
6.581,67%0,13
4.128,67%0,09
%
18:13
21 Ekim 2026 Çarşamba
İnsani yardım ve afet müdahalesi alanında dünyanın önde gelen küresel konferans ve fuarı AidEx 2026, İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı.
AidEx 2026 kapsamında yardım ve afet müdahalesindeki zorlukların çözümüne yönelik üst düzey konferanslar, atölye çalışmaları, tartışma grupları ve eğitim programları düzenleniyor.
Her yıl 94’ten fazla ülkeden insani yardım ve kalkınma topluluğunun 3 binden fazla temsilcisi AidEx’e katılıyor.
Katılımcılar Birleşmiş Milletler kuruluşları, Avrupa Birliği, Kızılhaç ve Kızılay dernekleri, yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra hükümet ve özel sektörden geliyor.
Türkiye‘den, İnsan Hak ve Hürriyetleri ( İhh ) İnsani Yardım Vakfı, Yeryüzü Doktorları, Fetih İnsani Yardım Vakfı ve diğer kuruluşlar da AidEx 2026’ya katıldı.
İhh Uluslararası İlişkiler Yöneticisi Talha Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AidEx’in insani yardım ve kalkınma aktörlerini bir araya getiren, uluslararası bir fuar etkinliği olduğunu belirtti.
AidEx’in bir konferansa da ev sahipliği yaptığını ve önceki yıllarda Brüksel’de düzenlendiğini belirten Keskin, “AidEx, son 3 yıldır da Cenevre’de gerçekleşiyor. İnsani yardım faaliyetlerinin en önemli şehirlerinden biri olarak şu anda Cenevre ev sahipliği yapıyor. Burada hem insani yardım hem kalkınma aktörleri hem de bunlara yönelik hizmetler veren şirketler stantlarını açmış durumda, birbiriyle de iletişim halindeler.” dedi.
Keskin, İHH olarak dünyanın pek çok yerinde insani yardım ve kalkınma faaliyetleri yürüttüklerini kaydederek fuarın kendilerine, yaptıkları çalışmaları paylaşmak, BM kuruluşlarıyla ortak projeleri tanıtmak ve yeni işbirliği imkanı sunduğunu belirtti.
Türkiye’deki diğer kuruluşların da fuara ilgi gösterdiğini söyleyen Keskin, ilk yıllarda İHH’nin bu etkinliklere katılan tek Türk kuruluşu olduğunu anımsattı.
Keskin, “Günümüzde hem ziyaretçi olarak hem de stant sahibi olarak ülkemizden pek çok kurumu burada görmek mutlu edici. Faaliyetlerinin uluslararası topluluğa ulaştığını, bunların hem görülmesi hem takdir edilmesi hem de işbirlikleri açısından önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.
AidEx 2026 Fuarı yarın sona erecek.
Patnos Devlet Hastanesi, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen “Kariyer Günleri” etkinliğine katılarak öğrencilerle bir araya geldi.
Patnos Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından Genç Yaşam ve Gelişim Eylem Planı kapsamında yürütülen sosyal sorumluluk projesi “Kariyer Günleri” çerçevesinde gerçekleştirilen okul ziyaretinde, Patnos Devlet Hastanesi adına Başhekim Yardımcısı Dr. Hande Büyük yer aldı.
Öğrencilerle buluşan Dr. Hande Büyük, kariyer yolculuğu, hedefler ve hayaller üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Gençlerin geleceğe yönelik planlarını şekillendirmelerine katkı sunmayı amaçlayan buluşmada, sağlık meslekleri hakkında merak edilen sorular da yanıtlandı.
Gençlerin Soruları Yanıtlandı
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, meslek seçiminin önemi, hedef belirleme ve geleceğe yönelik planlamalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Gençlerin hayallerine ulaşma yolunda bilinçli adımlar atmalarına destek olmayı amaçlayan etkinliğin verimli geçtiği belirtildi.
Patnos Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, gençlerin geleceğe umutla bakmalarına katkı sunmaktan mutluluk duyulduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, anlamlı buluşmaya katkılarından dolayı okul müdürüne ve Patnos Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğüne teşekkür edildi.
Muş‘ta Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen konferansta “erken tanı”nın önemine vurgu yapıldı.
Muş İl Sağlık Müdürlüğü ve Muş Devlet Hastanesi işbirliğinde hastanenin konferans salonunda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Konferansta “Meme Kanserinde Riskten Korunmaya: Sağlıklı Yaşam ve SHM’nin Rolü” başlıklı sunum yapan Uzman Dr. Hacer Yiğitoğlu, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu ve önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu belirtti.
Meme kanseriyle mücadelede hastalık oluşmadan önce riskleri azaltmaya yönelik koruyucu yaklaşımlar ile taramalar aracılığıyla erken tanı konulmasının önemine değinen Yiğitoğlu, bu iki yaklaşımın birbirini tamamladığını vurguladı.
Amaçlarının yalnızca hastalığı erken teşhis etmek olmadığını, aynı zamanda riskleri azaltmak ve kadınların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesini sağlamak olduğunu ifade eden Yiğitoğlu, Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri aracılığıyla tarama hizmetlerinden yararlanılabileceğini belirtti.
Muş Valisi Avni Çakır’ın eşi Bahar Çakır da kanserin çağın önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle başarı oranının artırılabileceğini söyledi.
Halk sağlığı ekiplerinin bu konuda sahada etkin çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Çakır, kanserle mücadelede bireylere de önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.
Çakır, “Özellikle halk sağlığı ekiplerimiz bu konuda sahada etkin çalışmalar yürütüyor. Bizlere düşen de duyarlı olmak ve kanser taramalarımızı zamanında yaptırmaktır. Bir sorunla karşılaşmadan önce gerekli önlemleri almak, karşılaştığımızda ise çözüm bulmak için vakit kaybetmemek son derece önemlidir. Düzenli taramalarımızı yaptırdığımız takdirde kanserin erken teşhis edilmesine ve tedavi sürecinin daha başarılı yürütülmesine önemli katkı sağlayacağımıza inanıyorum.” dedi.
Sağlık Bakanlığının, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının kanserle mücadele alanında önemli çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çakır, vatandaşların sağlık hizmetlerinden uzak durmaması gerektiğini dile getirdi.
Konuşmaların ardından Çakır ve beraberindekiler, hastane girişinde kurulan stantta ellerini boyaya batırarak beyaz bez üzerine baskı yaptı, “erken tanı hayat kurtarır” mesajı verdiler.
Kanseri yenen kadınların fotoğraflarından oluşan farkındalık sergisini de gezen Çakır, hastanenin onkoloji bölümünü ziyaret ederek kemoterapi gören hastalarla bir araya geldi.
(ANKARA) – Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde MESEM’lere yönelik “nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet” suçları kapsamında düzenlenen operasyona ilişkin, “MESEM, hem çocuklarımızın canını alan hem de kamu kaynaklarının hortumlandığı bir sistemdir. Sorun birkaç yöneticinin gözaltına alınmasıyla veya denetimlerin sıklaştırılmasıyla çözülemez. Ucuz ve güvencesiz çocuk emeği üzerine kurulu MESEM modeline derhal son verilmelidir” dedi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde MESEM’lere yönelik “nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet” suçları kapsamında düzenlenen ve gözaltı sayısının 39’a yükseldiği operasyona ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Özbay, dosyaya göre kamu zararının 36 milyon liranın üzerinde olduğunu belirterek, “Bu tablo bizim için bir sürpriz değildir. Eğitim-İş olarak defalarca dile getirdiğimiz gibi MESEM çocuk işçiliğidir, eğitim hakkının gaspıdır, kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasıdır; çocukların yaralandığı, yaralı halde çalıştırıldığı, ölüme sürüklendiği bir düzendir. MESEM cinayettir” değerlendirmesinde bulundu.
“Aynı sistemde hem çocuklar ölüyor hem de milyonlarca liralık kamu zararı oluşuyor, ama Milli Eğitim Bakanlığı ikisini de görmüyor” ifadelerini kullanan Özbay, “Kamu kaynaklarının sermayeye aktarıldığı bu düzen, iktidarın atadığı yöneticilerin çocuklar üzerinden haksız kazanç sağladığı bir alana dönüşmektedir. Bu olayların sorumluluğu, bireysel bir yolsuzluktan öte, MESEM’i yıllardır bir başarı hikayesi gibi pazarlayan Milli Eğitim Bakanlığına ve siyasi iktidara aittir” eleştirisinde bulundu.
“MESEM, ANAYASA’NIN İKİ HÜKMÜNÜN DE MEB VE SİYASİ İKTİDAR ELİYLE ÇİĞNENDİĞİ MODELDİR”
Anayasa’nın 41. maddesinin devlete çocukları her türlü istismara karşı koruma, 50. maddesinin ise kimsenin yaşına ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılmamasını güvence altına aldığını hatırlatan Özbay, “MESEM, bu iki hükmün de MEB ve siyasi iktidar eliyle çiğnendiği bir modeldir” dedi.
Özbay, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 2025 yılında işverenlere 126 milyar lira aktarıldığını, MESEM kapsamında çalıştırılan çocukların ücretlerinin de bu fondan karşılandığını belirterek, “Bu düzenin asıl sorumlusu, işçinin güvencesini patronun karına dönüştürerek ucuz ve güvencesiz çocuk işçiliğini finanse eden Milli Eğitim Bakanlığıdır. MESEM, hem çocuklarımızın canını alan hem de kamu kaynaklarının hortumlandığı bir sistemdir. Sorun birkaç yöneticinin gözaltına alınmasıyla veya denetimlerin sıklaştırılmasıyla çözülemez. Ucuz ve güvencesiz çocuk emeği üzerine kurulu MESEM modeline derhal son verilmelidir” ifadesinu kullandı.
Konya‘nın Beyşehir ilçesinde mercimek üretimi yapan çiftçilere, 30 ton tohum dağıtımı gerçekleştirildi.
İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, İçerişehir Mahallesi’ndeki bir park alanı yanında düzenlenen törende yaptığı açıklamada, tarımsal üretim planlaması kapsamında üreticilere destek vermeye devam ettiklerini belirtti.
İlçedeki üreticilere 30 ton mercimek tohumu dağıttıklarını aktaran Seçen, baklagillerin katma değeri yüksek ve zorlu iklim koşullarına dayanıklı ürünler arasında bulunduğunu ifade etti.
Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır da tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye hazır olduklarını belirtti.
Konuşmaların ardından mercimek tohumları üreticilere teslim edildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.