49,7310$%0,17
55,7255€%-0,13
66,5586£%-0,12
6.397,46%-0,43
4.003,85%-0,51
%
05:42
23 Ekim 2026 Cuma
Erzurum‘da, Atatürk Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Dünya Müslüman Alimleri Birliği ve İslam Alimleri Vakfı ortaklığında düzenlenen “Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması Uluslararası Sempozyumu” başladı.
Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda düzenlenen sempozyum, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Vali Aydın Baruş, burada yaptığı konuşmada, ailenin ve neslin korunmasını konu edinen uluslararası sempozyumun düzenlenmesini yalnızca bir akademik faaliyet olarak görülemeyeceğini, bunun aynı zamanda medeniyet bilincinin güçlü bir tezahürü olduğunu söyledi.
Ailenin sevginin, merhametin, vefanın ve sorumluluğun öğrenildiği ilk mektep olduğunu ifade eden Baruş, “Dilimizi, dinimizi, ahlakımızı, geleneklerimizi ve milli hafızamızı kuşaktan kuşağa taşıyan aile, toplumsal huzurun ve güçlü devlet yapısının da temelini oluşturur. Medeniyetimiz aileyi mukaddes bir emanet, nefsin korunmasını ise geleceğimizin teminatı olarak görmektedir.” dedi.
“Aile kurumumuz çok yönlü tehditlerle karşı karşıyadır”
Baruş, ailenin korunmasının yalnızca medeniyetin değil insanlığın ortak vicdanının da gereği olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Ailenin korunması bir tercih değil, toplumsal ve kamusal bir sorumluluktur. Bugün aile kurumumuz hızlı toplumsal dönüşümler ve çok yönlü tehditlerle karşı karşıyadır. Dijital mecraların kontrolsüz kullanımı, bireyciliği yücelten anlayışlar ve aile bağlarını zayıflatan söylemler bu tehditlerin başında gelmektedir. Çocuklarımız ve gençlerimiz sanal bağımlılıklara, siber zorbalığı ve zararlı içeriklere her zamankinden çok daha açık ve maruz kalmaktadır. Ekran başında geçirilen zamanın aile içi sohbetin ve paylaşımın yerini aldığı bu modern çağda, muhabbeti ve birlikte vakit geçirmeyi yeniden hayatımızın merkezine koymalıyız. Unutmayalım ki aile bağları zayıfladığında bireyler yalnızlaşır, toplumun dayanışma gücü azalır ve ortak değerler aşınmaya uğrar. Bu tehditler karşısında çözüm korkuda ve içe kapanmakta değil, bilgide, aile olma şuurunu muhafaza etmekte ve bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmaktadır.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise günümüzde çağdaşlığın, modernitenin aile üzerinde nasıl olumsuz etkiler yaptığını hep beraber gördüklerini ve üzüldüklerini ifade etti.
Çocukların çok küçük yaşta dijitale maruz kaldığına işaret eden Sekmen, “İki yaşından itibaren her anne elinde bir telefon, çocuğunu susturmak için arzu etmediğimiz bölümleri açıyor. Bizim yavrularımız onlarla büyüyor. Çocuklar onları izlemek ve onlarla eğlenmek zorunda, anne de çocuğu ağlamasın diye çocuğu meşgul etmek zorunda. Biz derhal bu alanlarda alternatif çözümleri bulup kendi telefonlarımıza en azından İslam ülkeleri içerisinde bunları çocuklarımıza bizim hazırladığımız bu programları yüklemek ve çocuklarımıza izlettirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“Yaşlılarımız yalnız kalıyor, nesiller arasındaki köprüler zayıflıyor”
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da günümüzde yıkıcı saldırılara maruz kalan aile konusunun artık yalnızca bir ahlak meselesi değil, aynı zamanda beka, gelecek ve medeniyet meselesi olduğunu belirtti.
Bu meselenin yalnızca Türkiye’yi veya İslam dünyasını değil, bütün insanlığı ilgilendiren ve geleceği tehdit eden küresel bir mesele olduğunu söyleyen Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti:
“Aileyi korumak yalnızca tehditlere karşı savunma yapmak değildir. Aynı zamanda evliliği kolaylaştırmak, aileyi güçlendirmek ve nesli inşa etmektir. Zira aile kurumunun toplum içerisindeki düzgünlüğü ve sağlamlığı o toplumun medeniyetinin ve düzeninin temelidir. Bu tecrübe bize şunu öğretir, sabitelerimizden taviz vermeden çağın problemlerine ilmi ve medeni çözümler üretmek mümkündür. Bin yıl boyunca medeniyetimizin çözmüş olduğu bu meselelerin, medeniyet bağlılığımız azaldıkça modernite yaklaşımı ile tekrar soğuk sorun haline dönüştüğünü görmekteyiz. Günümüz dünyasında aileye yönelen saldırılar artık kapılardan bacalardan değil, ekranlardan, alışkanlıklardan, hayat tarzlarından ve farkına varmadan benimsediğimiz bize ait olmayan gayrimilli değerlerden sızmaktadır. Nihayetinde geniş aile çözülüyor, yaşlılarımız yalnız kalıyor, nesiller arasındaki köprüler zayıflıyor.”
“Aileyi korumak için bütüncül bir sistem sunmalıyız”
Dünya Müslüman Alimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ali Muhyiddin el-Karadaği ise ailenin bugün her anlamda tehdit altına girdiğini vurguladı.
Dışarıdan kanunlarla, cinsiyet kavramıyla, sapkınlıkla, uluslararası konferanslarla, Batı ülkeleri ve Birleşmiş Milletlerin (BM) aile parçalanmasını yabancı bir şeymiş gibi gösterdiğini söyleyerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Sapkınlığı sanki kendileri için kutsal bir dava gibi sundular, oysa sapkınlık İbraniler döneminde bile Batılılarca haramdı. Şimdi insan buna tabi kılınıyor. Demek ki büyük tehlikelerle karşı karşıyayız. Aile için de İslam ümmeti için de kabullenmeliyiz çünkü tedavi edip çözüm belirleyemeyiz. Önce hastalığı teşhis etmeliyiz. İçimizde İslam dünyamıza üzüntü veren bir gerçek var. İstisnasız Arap ve İslam dünyasında ailevi problemlerimiz, meselelerimiz var. Boşanma oranımız çok yüksek. Bazı ülkelerde yüzde 70’i bulabiliyor. Bu yüzden bu meseleyi gerçek anlamıyla ve tüm yönleriyle tedavi etmemiz gerekir. Bu yüzden bu konferansta meseleyi bütüncül bir şekilde incelememiz lazım. Biz Müslümanlar ailemiz için her yönü kapsayan bir bütüncül sisteme sahip olduk. Onlar aileyi parçalama sistemi sunarken, biz aileyi korumak, geliştirmek ve bütünlüğünü sağlamak için bütüncül bir sistem sunmalıyız.”
İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu da konunun sadece Türkiye’nin konusu olmadığını, insanlık ailesinin konusu olduğunu ifade ederek, “Beşeriyet yangın içerisindedir. Tutuşan bir aile, çöküşe doğru yol almış diyemeyeceğiz bir durumda olduğumuzu, yani tam çöküntüye doğru gitmekte olduğumuzu görebildiğimiz bir pozisyonu yaşıyoruz. Neden? Fıtrata aykırı yaşantı tercih edildiği için. Evliliğin tarihi ve ailenin oluşması cennette başlamıştır. Ebeveyn olarak bizler de böyle evlenme ehliyetini ve çağını yakalamış olan erkek ve kız çocuklarımıza hiçbir sakınca ve engel düşünmeden derhal ailelerini oluşturmaları için bütün gayretleri harcamak mecburiyetindeyiz. Bu dini bir emirdir.” şeklinde konuştu.
Oturumlarla devam eden sempozyum, 25 Ekim’de sona erecek.
Muğla‘nın Bodrum ilçesinde iş yerinde çıkan yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.
Gümbet Kavşağı’ndaki iş yerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, binanın ön cephesini sardı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Bodrum İtfaiye Grup Amirliği, polis, zabıta ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangının ardından soğutma çalışması yapıldı.
Yangında, 2 iş yerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Binanın en üst katındaki işletmenin ise camları ile klimasının zarar gördüğü belirlendi.
Çorum‘da su kanalına devrilen otomobilin sürücüsü yaralandı.
M.M. idaresindeki 06 CBJ 71 plakalı otomobil, Gülabibey Mahallesi Bağcılar 3. Sokak’ta park halindeki bir araca çarptıktan sonra su kanalına devrildi.
İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan sürücü, kanala inen ekipler tarafından sedyeye bağlanarak halat yardımıyla yukarı çıkarıldı.
Yaralı, sağlık ekiplerince Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Hastanede yapılan kontrolde, M.M’nin alkollü olduğu belirlendi.
Hakkari‘nin Yüksekova ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 1’i ağır 6 kişi yaralandı.
Yeniköprü mevkisindeki tünelin yakınında plakaları öğrenilemeyen otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı.
İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada 1’i ağır 6 kişi yaralandı. Ekiplerin çalışmasıyla araçlardan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kosova Başbakanı Albin Kurti, ülkenin savunma alanındaki hedeflerinden birinin NATO’ya üyelik olduğunu söyledi.
Başbakan Kurti, Kosova Güvenlik Gücüne (FSK) katılan askerlerin mezun olması vesilesiyle FSK’nin başkent Priştine’deki Adem Jashari Kışlası’nda düzenlenen törene katıldı.
Kurti, törendeki konuşmasında, hükümetinin görev süresi boyunca orduya 1 milyar avronun üzerinde yatırım yapmayı hedeflediğine işaret ederek, FSK’nin geliştirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını dile getirdi.
Kosova’nın savunma alanındaki hedeflerinin açık olduğunu belirten Kurti, bunların arasında “vatan savunması ile ülkesinin NATO’ya üye olmasını” öne çıkardı.
Göreve başlayacak 515 yeni askerin vatanlarına hizmet etmeyi seçtiğini vurgulayan Kurti, “Sevgili askerler, yolculuğunuza bugün özgürlüğümüzün birçok neslin çabalarının sonucu olduğunu, ülkemiz için her şeylerini veren insanların fedakarlıklarıyla elde edildiğini derinden bilerek başlıyorsunuz.” diye konuştu.
Kurti, savunma sanayisi ürünü üretmek isteyen özel sektör şirketlerine destek vereceklerine dikkati çekerek, Kosova’nın yıl sonuna kadar mühimmat üretimine başlayacağını bildirdi.
Törende yapılan konuşmaların ardından göreve başlayacak yeni askerler yemin etti.
Kosova’da ve sınır ötesinde kriz yönetimi operasyonlarını yürütmesi, sivil savunma operasyonlarında ve doğal afetler ile diğer acil durumlarda görev yapması amacıyla 2009’da kurulan FSK’nin, 2018’de yasal değişikliklerle silahlı kuvvetlere dönüştürülmesi süreci başlatılmıştı. Sürecin 10 yıl sürmesi bekleniyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.