49,4840$%0,10
55,6436€%0,12
66,0003£%0,39
6.633,21%-0,03
4.165,85%-0,13
%
19:37
Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN – Esra TOKAT
(İSTANBUL) – İBB Davası’nda çapraz sorgusu devam eden Ekrem İmamoğlu, “İETT’de para havuzu oluşturulduğu ve villa devri” hakkındaki iddiaları reddetti ve “Ben namusumla ticaret yaptım. İki villa alacağım diye 35 yıllık ticaret hayatımı yere gömemem” dedi. Mahkeme Başkanı’nın yönelttiği “Aziz İhsan Aktaş’la tanışıyor musun” sorusuna ise İmamoğlu, “Allah korusun” diye karşılık verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada savunması alınan Ekrem İmamoğlu’nun çapraz sorgusu devam ediyor. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’na sorular yöneltti.
Hakim, Yakup Öner’in anlatımında yer alan “100 bin doların elden alındığı” iddiasını İmamoğlu’na sordu. İmamoğlu, iddiayı reddederek, “Öyle bir şey yok. Bu iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum” dedi.
Başkanın, Öner’in maaşı dışında kendisinden elden başka bir ödeme alıp almadığını sorması üzerine İmamoğlu, “Öyle bir şey yok. Ne şahsen böyle bir teslimim var ne de böyle bir durum söz konusu” yanıtını verdi.
Öner’in belediyedeki konumuna ilişkin de konuşan İmamoğlu, kendisinin başkan danışmanından ziyade teknik danışman olarak çalıştığını belirterek, “Başkan danışmanlığı özel bir statüdür. Daha önceki soru-cevaplarda bu statüyü kime verdiğimi aktarmıştım. Yakup Öner onlardan biri değildir” dedi.
Öner’in belediyedeki resmi görevini sorulması üzerine İmamoğlu, “Başkan danışmanı statüsünde, daire başkanı kadrosunda görev yapıyordu” dedi. Öner’in belediyeden maaş aldığını da doğrulayan İmamoğlu, “Daire başkanı statüsünde devlet memuruydu ve bu şekilde tanımlanmıştı. Yani öyle kapıdan giren biri değildi” ifadelerini kullandı.
“BUNUN ADI SİSTEM DEĞİL, LİDERLİK ANLAYIŞIM”
Başkan, Yakup Öner’in 10 Temmuz 2025 tarihli ifadesinde, İmamoğlu’nun belediyedeki yapılanmasını Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız üzerinden tarif ettiğini; Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Köksal’ı ise “sistem dışındaki adamlar” olarak nitelendirdiğini aktardı.
İmamoğlu, bu anlatımlara karşı çıkarak, belediyede görev dağılımı ve yetkilendirme yapıldığını belirterek, “Yakup Bey’e bir dosya verdiğimiz zaman elbette o dosyayla ilgilenir, sorumluluğunu üstlenir. İlgili kişilerle görüşür, ne istediklerini anlamaya çalışır ve kurumun bunu yapıp yapamayacağını değerlendirir. İBB’nin bir işi yapıp yapamayacağı konusunda Yakup Bey benden başka kimseden talimat almaz” dedi.
Fatih Keleş ile Ertan Yıldız arasındaki ilişkiye de değinen İmamoğlu, “Fatih Bey’in ona talimat vermesi söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, “Bunun adı sistem değil, Ekrem İmamoğlu’nun liderlik anlayışıdır. İnsanlara bir çalışma alanı tanımlarsınız. Ben de Fatih Bey’e talimat vermiyorum; ‘Şuna bakar mısın?’ diyorum. Fatih Bey benim memurum değil. Kendisiyle bütün seçimlerimde omuz omuza çalıştığım bir kardeşim, bir arkadaşımdır” diye konuştu.
Soruşturma sürecindeki ifade alma yöntemlerini de eleştiren İmamoğlu, bazı kişilerin usulsüz yöntemlerle savcılığa getirildiğini ve kendilerine telkinlerde bulunulmaya çalışıldığını öne sürdü. İmamoğlu, “İnsanların özgür iradeleriyle ifade verip vermediğini, sorgulama yöntemlerinin usule uygun olup olmadığını da değerlendirmeniz gerekir” dedi.
İmamoğlu, “Benim cevabım nettir: Ekrem İmamoğlu’nun organizasyonu usule uygundur. İçinde ‘sistem’ diye tarif edilen bir yapı yoktur” ifadelerini kullandı.
“OPERASYON ÖNCESİ PARA VE BELGELERİ TAŞIYIN” İDDİASINA YANIT
Başkan, Adem Soytekin’in ifadesinde, operasyon öncesinde İmamoğlu’nun kendisine “Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak, sen de listedesin. Emanet etmen gereken para veya belge varsa bunları Turan Taşkın Özer’e emanet ver” dediğinin ileri sürüldüğünü aktardı. İddiada, görüşme sırasında avukat Mehmet Pehlivan’ın da bulunduğu ve süreçlerin bir bölümünü organize ettiği öne sürülüyordu.
İmamoğlu, iddiaya tepki göstererek, “Yani ‘herkese tedbir almasını’ söylemişim ama kendim tedbir almamışım. Hesaplarımda para duruyor, babamın hesabında para duruyor. Herkesin para hareketleri belli. On gün önce, bir ay önce hangi para varsa hala hesaplarda duruyor. Ben hesabımdan bir lira bile çekmemişim. Ne babam ne eşim para çekmiş. Ama ben herkese ‘parayı oraya götür, bunu buraya getir’ diye talimat vermişim” dedi.
Operasyon yapılacağına ilişkin iddiaların daha önce de gündeme geldiğini kaydeden İmamoğlu, “2024’ten itibaren, mayıs-haziran aylarından başlayarak Ekrem İmamoğlu’na operasyon yapılacağı, hazırlık yürütüldüğü konuşuluyordu” ifadesini kullandı. İmamoğlu, kendisi ve ailesinin hesaplarının incelenmesini isteyerek, “Benim para hareketlerimi bir yıl, iki yıl boyunca incelesinler. İmamoğlu İnşaat’ın, benim, eşimin ve babamın hesaplarına baksınlar. Herhangi bir yere olağan dışı bir para transferi yapılmış mı, incelesinler. Bir kuruşluk şaşırtıcı bir şey bulsunlar, onu konuşalım” şeklinde konuştu.
“AZİZ İHSAN AKTAŞ’LA TANIŞIYOR MUSUN” SORUSUNA İMAMOĞLU’NDAN “ALLAH KORUSUN” YANITI
Başkanın, İmamoğlu’na önce Fatih Yadoğlu ile tanışıklığı olup olmadığını sorusuna “Yok” yanıtını veren İmamoğlu, “Aziz İhsan Aktaş’la tanışıyor musun” sorusuna da “Allah korusun” diye karşılık verdi.
Başkan, daha sonra Aziz İhsan Aktaş ve Fatih Yadoğlu’nun beyanlarında yer alan, Florya’daki başkanlık konutunda İbrahim Bülbüllü’nün başkanlığında toplantı yapıldığı ve İETT ile diğer kurumların işlerini alan şirketlerden para toplanarak bir havuz oluşturulduğu iddiasını sordu. Toplantıya katılmayan şirketlerin iş alamayacakları yönünde uyarıldığı iddiası da gündeme geldi.
İmamoğlu, söz konusu toplantıdan haberi olmadığını belirterek, “Bilgim olmadığı gibi orası bir başkanlık konutu değil” dedi. Florya’daki yerin İstanbul Planlama Ajansı’na dönüştürüldüğünü ifade eden İmamoğlu, “Öyle bir toplantıdan benim haberim yok” diye konuştu.
“DİK DUR, BİZİ SATMA” NOTU İDDİASI…
Başkan, Adem Soytekin’in 16 Haziran 2025 tarihli ifadesinde, “cezaevinde avukatlar aracılığıyla baskıya maruz kaldığını, milletvekilliği teklif edilerek susturulmaya çalışıldığını ve kendisine İmamoğlu’na ait olduğu ileri sürülen el yazısı notların okutulduğunu söylediğini” aktardı. Soytekin’in hatırladığı notlardan birinin “Adem, dik dur, bizi satma” içerikli olduğunu belirtti.
İmamoğlu, böyle bir not yazıp göndermediğini belirterek, “Durumu hatırlamıyorum. ‘Dik dur’ güzel bir laf. Yan durma, dik dur. Beğendim. Demişsem demişimdir. Ama öyle bir not yazmadım, göndermedim. Dik dur güzel bir sözdür. Durup durmamak kendi takdiridir. Keşke herkes dik dursa. Bizim orada horon da dik oynanır, Sayın Başkan. Belki aklıma oradan gelmiştir” diye konuştu.
“VİLLA DEVRİ” İDDİASI: “DEVREDİLEN ŞEY VİLLA DEĞİL, BİR ŞİRKETTİR”
Duruşmada, Ali Nuhoğlu’yla bağlantılı villa devri konusu da gündeme geldi. Başkan, daha önce Nuhoğlu’na da sorulan konuya ilişkin İmamoğlu’ndan açıklama istedi. İmamoğlu, “Sayın Başkan, devredilen şey villa değil, bir şirkettir. Şirketin sahip olduğu iki ev söz konusu. Bunlar, ailece oturmayı planladığımız ve 2019’da şirketim tarafından satın alınan evin hemen önündeki iki evdi” dedi.
Nuhoğlu’nun söz konusu iki evi satın aldığını belirten İmamoğlu, işlem öncesinde ve sonrasında kendi firmasının sorumlusuyla irtibat kurduğunu anlattı. İmamoğlu, iki evin yaklaşık 35 yıllık olduğunu ve deprem güçlendirmesi yapıldığını söyledi. İşlemin ayrıntılarını anlatan İmamoğlu, “Toplam büyüklüğü 450 metrekare olan, 35 yıllık ve deprem güçlendirmesi yapılmış iki eve karşılık toplam büyüklüğü bin 500 metrekare olan üç ev, yani üç villa veriliyor. Ayrıca 500 bin dolar da söz konusu. İlk anlaşmada 87 milyon lira, 500 bin dolar ve bir villa üzerinde anlaşılıyor. 87 milyon lira bir yıl içinde ödenmeyince şirketimiz bunun karşılığında iki villa daha veriyor” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, söz konusu işlemin bir ticaret olduğunu belirterek, “Size anlatıldığı gibi ‘Kar etmedim, zarar ettim’ meselesi, İmamoğlu ile Nuhoğlu şirketleri arasında sonradan yapılacak bir hesap kitap meselesi değil. O günün koşullarında el sıkışılarak yapılmış bir ticaret var” dedi.
“BEN NAMUSUMLA TİCARET YAPTIM”
İmamoğlu, villa devrine ilişkin iddialara karşılık ellerinde evrak, ödeme kayıtları, noter belgesi ve arabuluculuk sözleşmesi bulunduğunu söyledi. Başkanın, Nuhoğlu’nun “hak edişlerini alamadığı için böyle bir durumda olduğunu söylediğini” hatırlatması üzerine İmamoğlu, şunları söyledi:
“Hayır. O başka bir şey. Bu bir yalan, bir laf. Başkanım, bizde evrak var, belge var, ödeme kayıtları var, noter belgesi var, arabuluculuk sözleşmesi var. Diğer tarafta da beyanlar var. Bizim yaptığımız ticarettir. İçinde hak ediş yok, başka bir şey yok.
Ben evime, ticaretime, şahsi alanıma ve namusuma hiçbir şeyin el değdirmesine izin vermem. Hiçbir şeyin. Hiç kimsenin hırsına ve yalanına da el değdirtmem. Ben namusumla ticaret yaptım. 3 bin 500 ev, 150 villa yaptım. İki villa alacağım diye 35 yıllık ticaret hayatımı yere gömemem.” .
Kendisi hakkında haber yapanlara ve iddianameyi hazırlayanlara da seslenen İmamoğlu, “Bana manşet atanlar hangi evlerde oturuyor? Bu manşetleri büyütenler o evlerde hangi tapularla oturuyor? Bu iddianameyi yazanlar ya da yazdıranlar hangi evleri almış, hangilerini gizliyor, tapu kayıtlarını neden vermiyor? Onlar açıklasın. Benim açıklamam nettir, Sayın Başkan. Evimin tapusu var, protokolüm var, arabuluculuk sözleşmem var, noter evrakım var. Olmayan hiçbir şey yok. Diğerleri lafügüzaf” diye sözlerini tamamladı.
Mahkeme Başkanı’nın sorularının ardından savcının sorularına geçildi.
(Sürecek)
1
Bolu’da otoyolda sağanakta şarampole yuvarlanan araçtaki 2 kişi yara almadı
5121 kez okundu
2
Musa Ertugan, Elmalı’da elmanın 4 liraya alıcı bulmasına iktidara çağrıda bulundu
461 kez okundu
3
Gazze’de mahsur kalan Türk vatandaşlarından tahliye çağrısı: Daha fazla sevdiğimizi kaybetmeden yardım edin
350 kez okundu
4
Beşiktaş’tan Hoffenheim’a yanıt: “Olur öyle”
335 kez okundu
5
İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Bozdağ Kayak Merkezi’nde kar örtüsü oluştu
185 kez okundu