49,8340$%0,08
55,5829€%0,17
66,4157£%0,09
6.518,45%0,27
4.062,88%0,07
%
05:47
Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen Bursa‘nın Nilüfer ilçesindeki turistik Gölyazı Mahallesi’nde bölgenin Helenistik Dönem yerleşimine ışık tutması beklenen Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nin tiyatro bölümündeki kazılarda mezar bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2021’de başlatılan antik tiyatro kazısı, Nilüfer Belediyesinin desteğiyle Bursa Uludağ Üniversitesi adına Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında sürüyor.
Helenistik Dönem’de Uluabat Gölü’ne hakim Zambaktepe’nin yamacına inşa edildiği belirlenen, VIP alanlarıyla loca benzeri bölümleri bulunan ve yaklaşık 5 bin kişi kapasiteli olduğu değerlendirilen tiyatroda, kazılarda ortaya çıkarılan ve orijinal yerlerine konulan 42 seyirci basamağı bulunuyor.
Tiyatronun alt kavea (seyircilerin oturduğu alan) bölümünün kuzeyinde, 1. yüzyıla tarihlenen kerpiç sandukalı, pişmiş toprak çatkı mezar (kiremit çatma mezar) bulundu.
Mezarda inceleme yapan arkeologlar, defnedilen kişinin yakıldığını tespit etti.
“Yandığı için çok fazla buluntu vermiyor”
Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin, AA muhabirine, tiyatro alanındaki bu sezon kazılarını kasım ayı sonu itibarıyla tamamlamayı planladıklarını söyledi.
İki arkeolog, bir restoratör ve işçilerle tiyatronun alt kavea bölümündeki çalışmaları büyük oranda tamamladıklarını belirten Şahin, alt kaveanın kuzey bölümünde toprak altındaki kısmı açmaya, ana kayaya kadar inmeye, yatakları tespit etmeye çalıştıklarını aktardı.
Şahin, çalışmaların detaylarına değinerek şöyle konuştu:
“Bu yıl ilginç bir kerpiç sandukalı, pişmiş toprak, çatkı mezara rastladık. Dolayısıyla ilginç bir buluntu oldu. Niçin burada bir mezar yapısı bulunuyordu? Bu, büyük bir soru işareti oldu. Bir taraftan da bizi çok heyecanlandırdı. Bununla ilgili oluşan soru işaretlerini çözmeye çalışıyoruz. Tabii iyi ve uzun soluklu bir kütüphane çalışması yapmamız gerekecek. Bu yıl en önemli tespitimiz, tiyatronun alt kaveasında, kuzey bölümde bulunan kerpiç sandukalı bir mezar yapısıydı. 1. yüzyıla tarihleniyor.”
Antik kentin girişinde zaten bir nekropol alanının olduğunu aktaran Şahin, “Mezar yapısı itibariyla buradaki bildiğimiz mezarlara birebir benziyor, aynı özellikleri taşıyor. Tabii ki bir antik kentte, kentin nekropol yapısı varken, tiyatro alanında bir mezar yapısının ne işi vardı? Bu, bizi çok heyecanlandırdı. Mezarın özel bir mezar olması, bir anlam ifade etmesi, bir kutsallık ya da kahramanlık izi taşıması lazım. Verimli bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Şahin, mezara defnedilen kişinin yakıldığını tespit ettiklerini anlatarak, “Dolayısıyla kişi sayısını söylemek pek mümkün değil, kemiklerden. Yandığı için çok fazla buluntu vermiyor.” dedi.
Tiyatronun iki katlı olduğu düşünülüyor
Tiyatronun üst kavea bölümünde de çalıştıklarını, bu alanda altyapıya dair çok fazla buluntu elde edemediklerini dile getiren Şahin, “Dolayısıyla kaveanın üst kısmının tonozlu bir alan üzerine yerleştirilmiş olduğunu düşünüyoruz. Bu tamamen tahrip olduğu için bugün üst kaveaya dair herhangi bir tespit yapmak mümkün olmadı.” şeklinde konuştu.
Şahin, tiyatronun iki katlı olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ortada yaklaşık 1 metre genişliğinde, diazoma adını verdiğimiz yürüyüş alanları bulunuyor. Onun üstünde de tekrar oturma sıralarının bulunduğu bir alan daha. Üst kata dair tonozlu bir yapı hayal ediyoruz. Normalde burası klasik Hellenistik bir tiyatro yapısı gösteriyordu. Yani bir yamaç üzerine yerleştirilmiş. Son evresini, yazıtlardan da anlaşıldığı gibi milattan sonra 2. yüzyılın erken tarihlerine tarihlendirebiliyoruz. Üst kısmının da Roma Dönemi tiyatroları gibi tonozlu yapının üzerine oturmuş olabileceğini düşünüyoruz.”
Yerleşimin sürekli devam ettiği bir kentte arkeolojik çalışma yaptıklarını vurgulayan Şahin, izole kentlerdeki yapılar gibi yapıların çok iyi korunmuş hallerini bulmanın mümkün olmadığını, yine de antik kente dair önemli tespitler yapılabildiğini aktardı.
Şahin, tiyatronun etrafının da bir çalışma alanı olduğunu ifade ederek, tiyatroyla bağlantılı yapıların, başka tapınak ya da benzeri bir yol güzergahının olabileceğini, bir sürü olasılığın halen saklı, gizemli bir şekilde kendini koruduğunu sözlerine ekledi.
1
Bolu’da otoyolda sağanakta şarampole yuvarlanan araçtaki 2 kişi yara almadı
25827 kez okundu
2
Sedat Peker’le fotoğrafı gündem olmuştu! Üşümezsoy’dan dikkat çeken sözler
1295 kez okundu
3
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’tan seçim sonrası ilk açıklama: Hükümet kurmak için görüşmelere başladık bile
1271 kez okundu
4
Bakanlık yetkilisi Çakal, TAGEM’in gen kaynaklarını 49 enstitüyle koruduğunu söyledi
971 kez okundu
5
Buzlar eriyince Ötzi gibi kalıntılar ortaya çıkıyor, kurtarmak için kısa süre var
919 kez okundu