49,5215$%0,11
55,7814€%0,26
66,1873£%0,57
6.645,88%0,16
4.185,85%0,35
%
18:20
Haber: Esra TOKAT – Zuhal ÇİLOĞLAN (İSTANBUL) –
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davasındaki savunmasında, “Ak Parti İBB yönetimi tarafından 13,5 milyon dolara alınan arazinin gerçek değeri 2 milyon dolar olduğu çıkıyor hem de 5 yıl sonra” dedi. Başakşehir’deki arazi nedeniyle kamu zararının 11,5 milyon dolar olduğunu söyleyen İmamoğlu, KİPTAŞ’ın Bahçeşehir’deki arsa alımına ilişkin de “Satın alan, aldırılan firma, yalnızca 4 gün sonra 2016’nın parasıyla tam 81 milyon lira kar ediyor” ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 100. günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde yapılıyor. Ekrem İmamoğlu, üçüncü günde de savunmasına devam ediyor.
Duruşma başlamadan önce izleyeci kısmından bir müşteki yakını Adnan Yücel’in “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” isimli şiirinin “Saraylar, saltanatlar çöker, kan susar bir gün, zulüm biter Menekşeler açar üstümüzde, leylaklar da güler Bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır, bir de yarınlar için direnenler” bölümünü okudu. Şiirin ardından izleyiciler, “Halkın umudu İmamoğlu”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” “Foncular içeri, başkanlar dışarı” ve “Özgür basın, özgür Türkiye” sloganını attı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmayı takip etmek için salona geldiği sırada da “Özgür Özel onurumuzdur” sloganıyla karşılandı.
Ekrem İmamoğlu savunması için salona geldiğinde de “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı.
İstanbul ve yakın illerde devam eden yağış sebebiyle hayatını kaybeden insanlar için başsağlığı dileyen İmamoğlu, “Kısıtlı imkanlarla ölen sayısının arttığını öğrendik çünkü bir sıkıntı var televizyon yayınını izleyemiyoruz. Her afet aslında sorumluluğumuzu bize hatırlatıyor, her afet millet adına devletin her kurumunun birlikte çalışmak, birlikte üretmek, senkronize bir biçimde halkına hizmet etme sorumluluğunu taşımak durumunda olduğunu bize hatırlatmalı. Yani devlet kurumunun, devlet kurgusunun yapısını başka; hükümet, siyaset, partiler başka alanlarda konumlanıp, o devlet kurgusu içinde görev aldığında bir bütüne dönüşmeyi sağlayabilmeli” dedi.
Ak Parti‘den Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçilen Dündar Ziya Gültekin için de başsağlığı dileyen İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerine değindi. İmamoğlu, şunları söyledi:
“TBB aslındaki buradaki savunmanın ve burada bulunmamızın böyle çok somut bir hali. Yani Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ne yazık ki 2024’ten bu yana yani 1,5 yıl içerisinde 4. kez seçildi. Burada bulunmamızın yargı eliyle siyaseti dizayn etme gayretinin, yargı eliyle muhalefeti baskı altına almak, hatta devlet dışı bırakmak müdahalesinin, kötü mücadelenin, kötü aklın tezahürü dün yine bir Türkiye Belediyeler Birliği seçimine sebep oldu.
Malumunuz 2024 seçimlerinden sonra halkımız da biliyor ki hakkıyla Türkiye’nin birinci partisi olup, birçok belediyeyi kazanan bizler ve yerel yönetim arkadaşlarımız kapsayıcı bir modelle bütün partileri davet ederek bir seçim tavrımız olmuştu. Sadece Cumhur İttifakı ‘biz katılmayız, rakip çıkaracağız’ dediler. Onun dışındaki bütün partileri yönetimimize alarak yönetim hazırladık ve bu şekilde geleceğimizi tebliğ etmiştik ve ben Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçilmiştim.
Ardından 19 Mart darbesinden sonra değerli belediye başkanımız Zeydan Karalar seçilmişti, ne yazık ki ona da operasyon yapıldı, burada hapiste birlikteydik, serbest kaldı, tahliye oldu, görevine dönemedi, onun yerine Vahap Seçer belediye başkanımız, değerli arkadaşımız seçildi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, ne yazık ki geçen hafta yine aynı usulle, aynı tavırla, aynı tutumla şafak vakit ya da karanlıkta bir operasyonla o da devre dışı bırakıldı ve 4. kez Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız kıymetli arkadaşımız Ayşe Ünlüce dün yine Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçildi.
Yani aslında bunun tarifi şu: Türkiye’deki hükümet, ‘yargı eliyle ben sizi görevinizden almak için her şeyi yapacağım’ diyor. Türkiye’deki muhalefet de ‘ben sonuna kadar demokrasi adına, milli irade adına direneceğim’ diyor. Yani ortada bir yargı saldırısı var, karşısında da milli iradenin büyük bir dayanışması ve direnişi vardır. Bu direniş karşılığıdır dün yapılan Türkiye Belediyeler Birliği’nin seçimindeki sonuç. Bunu böyle okumalıyız. Dolayısıyla Türkiye’deki muhalefetin, muhalif düşüncenin, muhalif kurumların, kuruluşların, sivil toplumun bir arada durması artık siyasi saikle bir yol haritası değildir. Türkiye’de cumhuriyeti, demokrasiyi korumak ve yeniden var etme mücadelesidir. Adaleti yeniden inşa etme mücadelesidir. O bakımdan hayatidir. Bu çerçevede Ayşe Hanım’ı tekrar tebrik ediyorum.”
İmamoğlu daha sonra AK Parti dönemine ilişkin İBB müfettişlerince hazırlanan dosyalara değindi. İmamoğlu, “Şimdi anlatacağım bölüme geçmek isterim. Özellikle saygıdeğer basınımızın, yandaş basının özellikle iyi dinlemesini isterim. AK Parti dönemi hani hep şu söyleniyor; bizimle ilgili iddialar ortaya atılıyor ve deniliyor ki şu oldu, bu oldu. Ne var? Beyan var. Ne var? Uydurma bilirkişi raporları var. Onlarla ilgili detaylara da gireceğim. Ortada bir delil yok. Tekrar ediyorum, 7 ay bitti. 7 ay bitti ve buradayız. 7 ayın üzerine şu ekranda ya da daha önceki bulunduğumuz duruşma salonundaki ekranda bir tek delil, bir tek ses kaydı, bir tek somut belge hiçbir şekilde iddia makamıyla bize gösterilmedi. ya da burada gelen itirafçılar, sanık itirafçılar bir tek delil, bir tek somut bilgi, belgeyi bizimle paylaşmadılar. Sadece beyan, sadece dedikodu” diye konuştu.
İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra kurumların elde ettiği belgeler ve bilgiler üzerinden yapılan araştırmalara ilişkin de “Ama ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten hemen sonra, arkadaşlarımızın kurumlara hakim olmasıyla birlikte elde ettikleri belgeler, bir takım bilgiler üzerinden somut araştırmalara girdiler” dedi.
AK Parti döneminde, İBB’de kendisinden önceki döneme ilişkin tespit edilen dosyalara ilişkin bilgi veren İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Şimdi AK Parti döneminde, yani benim seçilmemden hemen önceki dönemde, burada gördüğünüz bütün dosyalar belgeli tespitli teftiş kurulumuzun denetim yapan, inceleme yapan ekiplerimizin somut bir şekilde tespit ettiği ve hakkında gerekli işlemi yaptığı dosyalardır. Bunların 33 tanesi listede var. Bu 33 tanesini niye ayırdık? Çünkü bu 33 dosya, ne yazık ki bizim gerekli işlemleri yapıyoruz ve bir kısmını da beyan ettikten sonra, bakınız bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç olmadı. İçişleri Bakanı o dönem bu dosyaları bizden istedi, aldı, el koydu ve dedi ki ‘bunları ben soruşturacağım.’ Bizim soruşturmamıza hukuki tarafıyla gerekli şikayetleri yapmamıza engel oldular.
64’ü savcılığa suç duyurusunda bulunduklarımızdır. 146’sı ise farklı kurum ve kuruluşlara, farklı kurum ve kuruluşlara şikayetlerini yaptığımız, bildirdiğimiz dosyalardır. Bakın sadece 33 dosyanın, somut 33 dosyanın bedeli 2,5 milyar dolardır. Burada kur hesapları yanlış olabilir çünkü bu tablolar üç-dört ay öncesi o yayınlanmayan kitabımla ilgili hazırladığımız birtakım sayılardı. Ne yazık ki Türkiye’de kur da değişiyor, borsa çöküyor, bir sürü şey yaşanıyor. Yani orada 115 milyar rakamı, belki de bugün artık 125 milyar olmuş olabilir.
Şimdi delil karartmalara ve kaçırmalara rağmen ben burada dedikoduyu değil somut delili bulduğumuz yolsuzlukların bu tablosunu sizinle paylaşıyorum. Tekrar ifade edeyim, İçişleri Bakanlığı, tüm teamüllerine aykırı olarak daha önce hiç görülmemiş şekilde İBB müfettişlerimizce görülen dosyalara el koydu. Bu, tarihte görülmemiş bir şey değildir, tekrar altını çiziyorum.
2,5 milyar dolarlık yolsuzluğu ispat eden dosyalara keyfi şekilde bakanlıkça el konulması ve sümen altı edilmesi, uyduruk bilirkişi raporları dayanak yapılarak ya da savcılıklarca ne yazık ki büyük bir kısmı zaman aşımına uğratılarak, böyle patır patır patır kovuşturmaya yer yok kararlarının verilmesi kurumsal ve ahlaki çürümedir, yozlaşmadır, keyfiliğin zirvesidir.”
İmamoğlu, söz konusu işlemlerin son 3-3,5 yıl içinde yapıldığını belirterek, “Beni ve yol arkadaşlarımı da ifade ettiğim gibi hiçbir delil olmadan tutuklu yargılamaya devam ediyorlar” dedi.
İmamoğlu, AK Parti döneminde İBB tarafından gerçekleştirildiğini belirttiği taşınmaz alımlarından örnekler vererek, “Milletimiz bu ikiyüzlülüğü kesinlikle görüyor, birkaç hususuyla birlikte de somut olarak size göstereceğim” diye konuştu.
İmamoğlu, 33 dosyanın tamamını anlatmayacağını, bunlardan 3, 5 dosyayı aktaracağını belirterek, Başakşehir’deki bir taşınmazın alımına ilişkin de, “24 Ekim 2016 tarihinde, Başakşehir’de, askeri alan niteliğinde bir özel mülk. O günün kuruyla, 13,5 milyon dolar karşılığı bedelle İBB tarafından satın alınıyor, kamulaştırılıyor. Bakın askeri alanın içinde” dedi.
İmamoğlu, müfettiş raporunda söz konusu taşınmazın doğrudan temin yoluyla satın alındığının, taşınmaz malikleri vekilinin eski AK Parti Maltepe İlçe Başkanı olduğunun ve taşınmaz bedelinin doğrudan bu kişinin hesabına gönderildiğinin belirtildiğini söyledi. Taşınmazın imar planlarında “askeri stratejik alan” olarak fonksiyonlandırıldığını aktaran İmamoğlu, bu nedenle Büyükşehir Belediyesi’nin herhangi bir hizmetinde kullanılmasının mümkün olmadığını ifade etti. İmamoğlu, “Yani ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 7 yıldır başkanıyım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin askeri bir birliği yok. Yani öyle bir gücü yok, kuvveti yok, öyle bir sorumluluğu yok. Askeri stratejik alan diye görünen yer kamulaştırılıyor” dedi.
İmamoğlu, 2021 yılında müfettişlerin taşınmaz için gayrimenkul değerleme raporu hazırlattığını belirterek, şöyle devam etti:
“2021 yılında, bakın 2021, aradan kaç sene geçmiş? 2016, 2021, 5 sene geçmiş. Müfettiş arkadaşlar, gayrimenkul değerleme raporu yaptırıyorlar burada. Askeri alanda olduğu için güncel değerini 5 yıl sonra 13 milyon 350 bin lira olarak tespit ediyorlar. Yani 2 milyon dolar yapıyor o günkü kurla, 2021 yılının kuruyla, 2 milyon dolar. Özetle, İBB AK Parti yönetimi tarafından 13,5 milyon dolara alınan arazinin gerçek değeri 2 milyon dolar olduğu çıkıyor hem de 5 yıl sonra.”
İmamoğlu, bu işlemde kamu zararının 11,5 milyon dolar olduğunu ifade etti ve söz konusu taşınmazın İBB’nin herhangi bir işine yaramadığını belirterek, “Stratejik askeri alan. Bakın bu çarpıcı bir örnek, 13,5 milyon dolar. Resmen kamunun kasasından hırsızlık yapılmış. Hırsızlık yapılmış. Başka bir tarifi yok” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu daha sonra KİPTAŞ’ın Bahçeşehir’de gerçekleştirdiği arsa alımını örnek gösterdi. “Burada birilerinin cebine 27 milyon dolar aktarılmış. Hem de çatır çutur, 4 günde, bakın 4 günde” diyen İmamoğlu, AK Parti döneminde KİPTAŞ’ın Bahçeşehir’den 300 milyon liraya bir arsa satın aldığını söyledi. İmamoğlu, Büyükşehir Belediyesi müfettişlerinin raporunda KİPTAŞ’ın araziyi rayiç bedelin çok üzerinde bir rakama satın aldığının tespit edildiğini belirtti. İmamoğlu, zararın ödemenin yapıldığı 11 Ocak 2016 tarihi itibarıyla yaklaşık 50 milyon dolar olduğunun ortaya konulduğunu söyledi.
Arsanın, KİPTAŞ ile ilişkiye geçecek başka bir firmaya 7 Ocak 2016 tarihinde 49,5 milyon liraya satıldığını belirten İmamoğlu, aynı firmanın araziyi yalnızca 4 gün sonra, 11 Ocak 2016 tarihinde, 130 milyon liraya KİPTAŞ’a sattığını kaydetti. İmamoğlu, “Satın alan, aldırılan firma, yalnızca 4 gün sonra 2016’nın parasıyla tam 81 milyon lira kar ediyor. O günün güncel kuruyla 27 milyon dolar… Bakın 27 milyon dolar. Yani bir firma araziyi alıyor, sadece 4 gün sonra neredeyse 3 katına araziyi satıyor. ve kime satıyor? İBB’ye. KİPTAŞ çok güçlüdür, gayrimenkulü bilir, bölgeyi bilir, araziyi bilir. KİPTAŞ’a bu zeki kişi, bu kurnazlar bayağı göstere göstere kazık atıyor, 27 milyon doları da cebine indiriyor” ifadesini kullandı.
İlgili Haberler
Rüşvet paraları için daire kiralamışlar! Kasaları açan ekipler gördüklerine inanamadı
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile duruşma salonundaki sohbetini anlattı
Ekrem İmamoğlu’na ‘kamu görevlilerine aleni hakaret’ten soruşturma
İmamoğlu: Ertan Yıldız benim için hayal kırıklığıdır
1
Bolu’da otoyolda sağanakta şarampole yuvarlanan araçtaki 2 kişi yara almadı
2502 kez okundu
2
Beşiktaş’tan Hoffenheim’a yanıt: “Olur öyle”
335 kez okundu
3
Dakikalar artık 61 saniye sürmeyecek! Saat sisteminde tarihi değişim
131 kez okundu
4
Havza’da hafızlık kursu ile müftülük binası inşaatları istişarede değerlendirildi
101 kez okundu
5
ABD’de seçim öncesi gizemli mektuplar! FBI devrede
81 kez okundu